Arşiv
Rahmet Ayı Ramazan Ramazan ayı, sahuruyla, iftarıyla, teravihiyle bereketli bir aydır ve müjdeler yüklüdür. Sevgili Peygamberimiz, “Ramazan olduğu zaman rahmet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar” buyurmak suretiyle bu müjdelerle bize ümit ve moral vermektedir. Evet… Ramazan ayı girince rahmet kapılarının sonuna kadar açılacağı müjdesi veriliyor. Açılmış olan rahmet kapılarından kanatlanarak geçmeyi [...]
Üşümesin diye örterlermiş üzerini kızlarının, uyuyanın üzerine kar yağarmış yoksa?Hasta olursa, ateşler içinde yanarsa, gözlerini kapatmadan beklerlermiş Fatma?nın anne ve babası. Örterlermiş üzerini, üşümesin diye Fatma’nın? Örtüler, hiç bu kadar ısıtmamıştı ve örtülere hiç bu kadar hayret içinde bakmamıştı Fatma? Dalında duran bir portakalı incelemeye başladı önce, örtüye bürünen portakala dikkatlice baktı? Tesettürü içinde gizli [...]
Cahiliye döneminde, Araplar bir şey yapmaya niyetlendiklerinde kuş uçururlar, o kuşun sağa sola ya da yukarı aşağı uçuşuna göre kararlar verirlermiş. Müfessir Razî, “kuş uçurma”ya kaderi önceden belirlemek, geleceği okumak için başvurduklarını belirtir. Efendimiz [asm] de “kuş” anlamındaki “tayr”dan gelen “tıyera”yı “uğurluluk-uğursuzluk”un belirlendiği bir batıl inanç olarak tanımlamış ve kader kısmet için kuş uçurmayı ?şirk?in [...]
Bir okurumuzdan gelen “Kur’an’da Hz. Peygamberin ümmi olduğu belirtilmektedir. İlk emri ‘oku’ olan, ilim öğrenmeyi teşvik eden bir dinin Peygamber’i nasıl olur da bu konuya bigane kalabilir? şeklindeki soruyu uzman ilahiyatçı Fatma Bayram şu şekilde cevapladı: Fatma Bayram (İlahiyatçı): “Allah’a ve O’nun peygamber ve ümmî olan elçisine iman ediniz” (A’raf 158) ayetinin yanında yalnız Peygamberin değil, Kureyş’in ve [...]
“Madem önceden biliyor ne yapacağımızı, o zaman ne yaparsak yapalım O’nun bildiğini yapıyoruz. Boş yere uğraşıp duruyoruz. Kaderin mahkûmuyuz.” Hemen kalk yerinden bir takvim yaprağına bak. Orada senin de önceden bildiğin şeyler yazılı. Güneşin, meselâ üç ay sonra, oturduğun şehirde hangi dakikada doğacağını ve batacağını yazmış olmalılar. Artık sen de önceden biliyorsun. Acaba güneş, sen [...]
“Bir Müslüman [olarak], diğer bir Müslümanı şerefine halel getirilmek istenen bir yerde yardımsız bırakırsa[m], Allah da [beni] kendisinden yardım gelmesini istediği bir yerde yardımsız bırakır.” (Hadis) Gıybeti edilen kardeşimin eli kolu bağlıdır, dili tutulmuş, itiraza mecali kalmamış, tümüyle savunmasızdır. “Ölü” gibidir; hürmeti en çok hak ettiği yerde, şerefi çiğnenmektedir, onuru zedelenmektedir, kişiliği rencide edilmektedir. O [...]
Gül ki, yanaklarında varlığın tazeliği al aldır; sanki yokluktan varlığa geçişiyle hâlâ heyecanlıdır, sanki ummadığı bir hayatı kazandığına utanmaktadır. Gül ki, inceliği ve zerafetiyle, tazeliği ve yeniliğiyle, her an yoktan var edilme titrekliğine tanıktır. Gül ki, sanki varlığına her dem sevinmekte, sanki karşılıksız gördüğü iyilikle mahcup olmakta, iste(ye)meden edindiği güzelliğe teşekkür için telaştadır. Gül ki, [...]
Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha‘sısın. Varlığa katılma müsaademizin parolası “Bismillahirrahmanirrahîm“in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin. Allah’ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde. Allah’ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin. “Elhamdülillah” sözüyle dillenen sonsuz minnettarlığımızın en açık temsilcisisin. “Allah‘a, Rabbi diye âlemlerin” en [...]
Gece, fırtına ve soğuğun kuşattığı üç ordugâh. Müslümanlar ortada. Üstlerinde Ebu Süfyan komutasındaki müşrikler, altlarında Kurayza Yahudileri. Hendek Savaşı neredeyse bir aydır sürüyor. Derin ve geniş hendeğin bir yanında karanlığın her tonuyla boyanmış on bin mızrak, diğer yanında Medine güneşlerinden üç bin kalkan. Karanlık ne zaman sıçramaya kalksa hendekten, ışıktan kılıçlarla biçiliyor. Ne zaman ok [...]
Kamuoyunca yakından tanınan Sabah gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu son yazısında bir yandan Kutlu Doğum Haftası’nın merkez medya tarafından es geçilmesinden yakınırken, diğer yandan Hz. Peygamber’in bir hadisi karşısında nasıl sarsıldığını dile getirdi. H. Babaoğlu’nun yazısı şu şekildeydi: Selam Olsun “Kuru Et Yiyen Kadının Oğlu”na! “Mekke’nin fetih günüydü… Bir adam Resulullah’ın yanına yaklaştı. Korkudan, heyecandan titriyordu. [...]
Son Yorumlar