1- Kutsal Metinlerde Muhammed Aleyhisselam

Etiketler: , , , ,

 

Tarih: 01 Nisan 2009 | Yazar: admin

“MUHAMMED aleyhisselam ALLAH’IN PEYGAMBERİDİR. ONUNLA BİRLİKTE OLANLAR KAFİRLERE KARŞI ÇOK ŞİDDETLİ, KENDİ ARALARINDA İSE GAYET MERHAMETLİDİRLER. ONLARI RÜKU VE SECDE EDER HALDE ALLAH’TAN SEVAP VE RIZA İSTEDİKLERİNİ GÖRÜRSÜN. SECDE ESERİNDEN NİŞANLARI YÜZLERİNDEDİR. İŞTE ONLARIN TEVRAT’TAKİ VASIFLARI BUDUR.

İNCİL’DEKİ VASIFLARI İSE ŞÖYLEDİR. ONLAR; FİLİZİNİ ÇIKARMIŞ BİR EKİNE BENZERLER. DERKEN O FİLİZİ KUVVETLENDİRMİŞ DE KALINLAŞMIŞ, NİHAYET GÖVDELERİ ÜZERİNDE DOĞRULUP KALKAN, EKİNCİLERİN HOŞUNA GİDİYOR.”(Feth; 29)

Feth suresinin son yarım sayfasında apaçık bir şekilde Efendimiz ve dostları / eshabı kiramın Tevrat ve İncil’de yer aldığı, çeşitli özellikleri anılarak övüldüğü kayıtlıdır. Kur’ânı Kerîm’de bir kaç yerde daha benzer ayeti kerîmeler görmekteyiz. Kur’ânı Kerîm açıkça bunun böyle olduğunu ilan etmektedir. Kur’ânı Kerîm bugüne kadar tahrif edilmeden gelen tek kaynaktır. Dolayısıyla içerisinde gerçeğe aykırı hiç bir kayıt bulunmaz. Bu noktadan hareketle, kutsal olarak görülen tüm kitaplar tarandığında görülen harikulade satırlar müslümanlar için sürpriz olmamaktadır. İslam tarihinde Efendimiz ile özellikle yahudi bilginlerin arasında geçen konuşmalardan açıkça eski kutsal metinlerde Efendimizle ilgili bazı şeylerin saklandığını görmekteyiz. Kur’ânı Kerîm bunu şöyle açıklamaktadır; “Allah’ın indirdiği kitabdan hazreti Peygamberin vasfını gizleyip te bununla biraz para alanlar var ya, kıyamet gününde yedikleri rüşvet onların karınlarında ancak ateş olur… Onlara yalnızca acıklı bir azap vardır.” Bir başka ayeti Kerîmede ise şöyle buyurulmaktadır; “Kendilerine kitap verdiklerimiz Muhammed aleyhisselamı öz oğullarını tanır gibi yakından tanırlar. Böyle iken içlerinden bir topluluk hak ve hakikati bile bile gizlerler.”

Kutsal kitaplarda Efendimizden ve onun kutlu sahabelerinden gerek açıkça ve gerekse işaret olarak bahsedilen satırlar ya tamamen veya kısmen tahrif edilmiştir. Tahrif edenler de bizzat yahudi din adamları olmuştur. Bunu, tahrif edilmiş olmalarına rağmen İncillerde de açıkça görebilmekteyiz; “Vay başınıza ey din adamları, çünkü siz bilgi anahtarını kaldırdınız. Kendiniz girmediniz, girenleri de bırakmadınız.”

Yorum yok.